Çanakkale Arıburnu Savaşları ve 27. Alay
Türk Müfrezeleri Düşmanın İhrac Kuvvetlerini Nasıl Karşıladılar?
Bölük komutanı ile yanında ihtiyatta bulunan üçüncü takımın hareketi ve Yüzbaşı Faik Efendinin ifadesi:
İngiliz kuvvetlerinin nasıl karaya çıktıklarını kendi ağızlarından dinledik. Devamını Oku
Bir Teğmenin Doğu Cephesi Günlüğü
6 Haziran 1915, Pazar
Sabah erkenden saat 5’te Karapınar’da 28. Fırka’ya katılma emrini aldık. Oradan da bu gece, icap ederse yarın gündüz fırkaca Başkale’ye hareket edilecek. Emirde Alayın derhal hareketi lazım gelirken, emir, Alay tarafından yanlış anlaşılmış. Buradan değil de, Karapınar’dan hareket için ikinci bir emri beklemek lazım. Askere iki günlük peksimet dağıttık, sabah yemeği ve bir günlük de ekmek verdik. Bilahare 28. Fırka’nın emri gereğince ikinci bir emri beklemek lazım imiş.
Bir Doktorun Harp Ve Memleket Anıları
-1908-
Meşrutiyetin ilanından iki ay önce bir sabah kalktığımız zaman mektebin koridor duvarlarında büyük harflerle “Hürriyet”, “Adalet”, “Müsavat” (eşitlik), “Uhuvvet”(kardeşlik) kelimelerinin yazılmış olduğunu gördük. Okul İdaresi telaşa düştü. Meşhur Zülüflü İsmail Paşa geldi. Soruşturma başladı. Şüphelendikleri talebeyi, bizim sınıftan İbrahim Mazlum, bizden sonraki sınıftan Nazım Şakir ve Esat Metroviçe’yi alıp götürdüler. Biz bunu İttihat ve Terakki Cemiyetinin Rumeli’de giriştiği İnkılap hareketinin işareti ve İstanbul’a bir müjde haberi olarak kabul ettik ve yine Meşrutiyet’in ilanından birkaç gün evvel mektebe gelen Temps gazetesinde; Şemsi Paşa’nın vurulduğunu, failinin yakalanamadığını büyük bir heyecan ve merak ile okumuş, anlamıştık.
Ferruh Bozbeyli’yle Röportaj
-Bir hukukçu olarak, Atatürk döneminde gerçekleştirilen hukuk devriminin tamamlanabildiğini düşünüyor musunuz?
Evvela şunu söyleyeyim, ben Atatürk döneminde yaşadım ama 12 yaşına kadar. Yani bu sorduğunuz soruyu, o dönemi, yaşım itibariyle bilecek durumda değildim. Ama şimdi bugünden o güne bakarak sorunuza cevap vermek istiyorum. Tabii bazı eksikler var ama büyük ölçüde toplumun temel nizamlarıyla ilgili kanunlar çıkmıştır. Topluma yön verecek, toplumun geleceğini planlayacak güzel kanunlar da çıkmıştır. Devamını Oku
58 Yıl Önceden Bir Kaza, Bir Plak
Aylardır üzerinde çalıştığım bir konuyla Türk İnkılabı’nda yazılarıma başlıyorum. 58 yıl önceye, hatta 58 buçuk yıl önceye gideceğiz birkaç dakikalığına.
Adnan Menderes başvekilliğinde Demokrat Parti’nin iktidarda 9.yılı, aynı zamanda da 3.dönemidir. Kıbrıs Sorunu’nun müzakeresi için Londra’ya gitmek üzere, Adnan Menderes ve 20 yolcu, THY’nin Vickers Viscount 794 tipi “TC-SEV” uçağına 17 Şubat 1959’da biner. Yolcular arasında AA Genel Müdürü Şerif Arzık, THY Genel Müdürü Abdullah Parla, Eskişehir Milletvekili Kemal Zeytinoğlu gibi isimler vardır. Devamını Oku
Atatürk ve Diktatörlük
Tarihçiler, gazeteciler veyahut siyasiler arasında yıllardır tartışılagelmiş bir konudur, göze hitap eden bir girizgah yerine direk konuya gireceğim. Tezleri açıklamaya başlamadan önce birçok insanın Mustafa Kemal Atatürk için kullandığı “diktatör” sıfatıyla ilgili bilgi verelim; zira çoğu insan yıllarca yafta olarak kullanılan bu kelimenin nereden geldiğini bilmemektedir. Devamını Oku
Mudanya Mütarekesi
Kurtuluş Savaşının askeri safhası henüz bitmemiş, 9 Eylül de İzmir’e giren ordularımız 11 Eylül’de Bursa’ya ulaşmıştı. Artık ordularımız İstanbul ve Çanakkale üzerine yürümeye, burada bulunan İngiliz, Fransız, İtalyan ve Yunan hakimiyetine son vermeye hazırdı.
28 Eylül 1922’de bir Fransız Harp gemisi ile İzmir’e gelen FranclinBouillon, başkomutan Mustafa Kemal Paşa ile görüşerek 20- 23 Eylül 1922 tarihlerinde Paris’te yapılan müzakereler hakkında bilgi verdi. FranclinBouillon İzmir’de kararlaştırılan esasları sağlayacağına dair teminatı üzerine, Türk ordusunun boğazlara yönelen harekatı durduruldu. Ve bu durum 28 Eylül 1922’de General Harrington’a bildirildi.
(Türk İstiklâl Harbi, Ankara 1964, IV, s. 43-45. ) Devamını Oku
Karakol Cemiyeti
Çok uzun bir yazı oldu. Ancak verilen mücadele öylesine büyüktü ki yazmaya sayfalar yetmedi. Sabırla okumanızı rica ediyorum.
Bugüne kadar Kurtuluş Savaşının cepheleri, kişileri, zaferleri ile meşgul olduk.
Peki bu zaferleri mümkün kılan, ordunun ihtiyaçlarını temin edenkimlerdi ?
Gelin hep birlikte Kurtuluş Savaşının isimsiz kahramanlarını, verdikleri mücadeleleri hatırlayalım.
Türk Hukuk Zaferi ‘Lotus‘
Tarihler 2 Ağustos 1926’yı gösteriyordu.
Türk kömür gemisi Bozkurt, Midilli adasının 6 mil açığında, Lotus isimli Fransız gemisi ile çarpışmıştı.
Kazada 8 Türk denizcisi hayatını kaybetti.
Lotus mürettebatı kurtarabildikleri tüm Türkleri alarak bir gün sonra İstanbul’a varabildi.
İstanbul mahkemeleri, kendi karasularında gerçekleşen bu kazaya kayıtsız kalamazdı. Hukuki sürecin başlaması için ya mağdurların ailelerinin şikayetçi olması ya da Adalet bakanının soruşturma yetkisi vermesi gerekiyordu. Devamını Oku



