Yazdığı Şiirler

Bu başlıkta Atatürk’ün gençliğinde ve sonraki yıllarda yazdığı şiirlerini derledik. Ayrıca, Atatürk’e ait olduğu düşünülen 2 şiire(Kadid-i İstibdat ve Beşike Hâdisesi İçin) kendisine ait olduğu şüpheli olduğundan bu başlıkta yer vermedik, konuyla ilgili okuma yapmak için tıklayınız.

BİR ASKERİN MEZARINA
Şurada, kabrin üzerinde konulmuş bir,
Beyaz taş var, onun altında bayraklar
Temevvüç ederken, kelleler uçuşurken…
Celâdeti tâbân olurken aldığı cerîhai mevt
İle bu âlemi hîçîye vedâ etmiş bir
Asker yatıyor…
Onun hâbı istirahate çekildiği şu
Makberin üzerine rüfekası eşki teessür döktüler.
Kadınlar dümü rizi mâtem oldular. İhtiyarlar
Nâle eylediler, çocuklar ağladılar.
Şu söğüt ağacının nim setreylediği senin
Mezarın üzerine bir zırh başlık ile kılıç hak,
Olunmuştur. İşte orası o kahramanı muhteremin
Câyi istirahatidir. Ne mutlu ki, hâki pâye vatan
Ona nâilini intizar olmuş!…Mustafa Kemal • Harbiye talebesi iken yazmıştır.

 

 HAKİKAT NEREDE? (OĞUZOĞULLARI)

Gafil, hangi üç asır, hangi on asır
Tuna ezelden Türk diyarıdır.
Bilinen tarihler söylememiş bunu
Kalkıyor örtüler, örtülen doğacak,
Dinleyin sesini doğan tarihin,
Aydınlıkta karaltı, karaltıda şafak
Yalan tarihi gömüp, doğru tarihe gidin.
Asya’nın ortasında Oğuz oğulları,
Avrupa’nın Alplerinde Oğuz torunları
Doğudan çıkan biz, Batıdan yine biz
Nerde olsa, ne olsa kendimizi biliriz
Türk sadece bir milletin adı değil,
Türk, bütün adamların birliğidir.
Ey birbirine diş bileyen yığınlar,
Ey yığın yığın insan gafletleri!
Yırtılsın gözlerdeki gafletten perde,
Dünya o zaman görecek hakikat nerede,
Hakikat nerede?

Mustafa Kemal

Atatürk bu şiiri 1932 yılında İsmail Habib Sevük’e dikte ettirmiştir.

Üstteki şiirlerin kaynağı için tıklayınız.

 

FİKRİYE!

 

 

 

Bir hüzün gibi geldi geçti vuslatımdan,
Şekvacı olmadı yorgun başımdan.

Lezzet-i şinasiydi sunduğu kahve fincanından,
İzmihlâli mümkün değil sızlayan vicdanımdan.

Varsın çeksin bu dimağ, unutmaz seni,
Kimse dolduramadı yürekteki yerini.

Bir kadeh gibi sunmuştun ölümsüz sevgini,
Çaresiz yürek nedendir, bilmedi kadrini.

Terk-i hayat ne der, bilemem amma,
Bir ümmid-i hayaldir buluşmak orada.

Dilerim sübut bulur, kanayan yara da,
Aşk-ı muhabbet biter mi cennet-i alâda.

İçsende bir kadeh hayat iksirinden,
Zamansız ayrıldım, bilinsin Fikriye’den.

Bıkmadım ki doyayım o narin ellerinden,
Ummid-i aşkım saracak onu cefakâr teninden.

Mustafa Kemâl

26 Ağustos 1926  sabahı/Çankaya

 

Üstteki şiiri araştırmacı Eriş Ülger tarafından açıklanmasıyla öğrendik.

Etiketler: Atatürk’ün yazdığı şiirler, Bir Askerin Mezarına, Fikriye, Hakikat Nerede, şiir