Sözlük

Bu sayfada yer alan terimlere, kelimelere ve olaylara dair düzeltme, ekleme, tavsiye iletmek isterseniz İletişim sayfasından bize ulaşabilirsiniz.

Ahd-ı Millî Beyannamesi: Bkz: Misâk-ı Millî

Akritas Planı: Kıbrıs Cumhuriyeti hükûmetinde öncelikle Türklerin yönetimdeki etkisini azaltmak, ardından Kıbrıs’ı Yunanistan ile birleştirmeyi amaçlayan plan.

Amme: Kamu

Anadolu Fetvası: (Bkz. Ankara Fetvası)

Ankara Fetvası: Şeyhülislam Dürrizade Abdullah Efendi’nin “Eşkıyaları katledenler gazi, bu yolda ölenler şehit sayılır” dediği fetvasına karşılık Ankara Müftüsü Rifat(Börekçi) Efendi, 150’den fazla müftü ve din adamı tarafından imzalanan, millî direnişin haklılığını savunan fetva. 16 Nisan 1920’te müftülüklere tebliğ edildi. “Anadolu Fetvası” olarak da bilinir.

Arsıulusal: Uluslar arası.

ASEAN: Güneydoğu Asya Milletleri Birliği, 8 Ağustos 1967’de kuruldu.

Ayniyat Vergisi: Aşar Vergisi için kullanılan adlardan biri. 

B

Bahar Taarruzu: Bu kavramı 2’ye ayırarak incelemek gerekir: Kaiserschlacht (Birinci Dünya Savaşı’nda batı cephesinde olan bir savaş.) ve CHP’nin propaganda çalışmalarına verdiği isim. Ana muhalefet milletvekillerinin bir bölümü (Turhan Feyzioğlu, Kemal Satır gibi) Trakya üzerinden gezilere başlamışken İnönü, 30 Nisan’da, geçmişte General Trikopis’i Mustafa Kemal Paşa’ya teslim ettiği yer olan, Uşak’tan başlamayı uygun bulmuştu. İnönü’nün gezisi basında “Büyük Taarruz Gezisi” olarak da anılmıştır. Ancak Ankara’dan yola çıkan İnönü’ye 30 Nisan’da Uşak’ta taşla saldırılacaktı. 1 Mayıs’ta da Demokrat Parti hükûmetince gezideki olaylara yayın yasağı getirildi.

Barbarossa Harekatı: 2.Dünya Savaşı’nın ve dünya tarihinin en büyük çaplı askeri harekatlarından birisidir. Adolf Hitler yönetiminde Nasyonel Sosyalist Almanya’nın, Sovyetler Birliği’nin Batı toprakları öncelikle olmak üzere Rusya topraklarını işgal etme planıdır.

Bereketli Hilal: “Münbit hilal” olarak da bilinir. Mezopotamya, Kuzey Suriye, Güney Doğu Anadolu, Batı Akdeniz bölgelerini kapsar. Haritadan bakıldığında hilali andırmasının en önemli nedeni, güneyinde çöllerin yoğun olmasıdır. Verimli topraklara sahip olduğundan “verimli hilal” de denir.

Bidayet: Başlama, başlangıç.

Bin Dört Yüz İkilikler (1402’likler): 12 Eylül sonrası Milli Güvenlik Konseyi tarafından 1402 numaralı yasa ile üniversitelerden öğretim görevlilerinin uzaklaştırılması olayına verilen isim.  Aslında yasa sadece üniversiteleri değil, kamuyu da kapsıyordu. Baskın Oran, Emre Kongar, İlber Ortaylı gibi isimler de bu listedeydi. 

Büyük Kabine: Gazi Ahmed Paşa Kabinesi olarak da anılan bu kabinenin “büyük” sıfatıyla anılmasının nedeni, dönemin 3 eski sadrazamının da kabinede yer almasıdır. Avlonyalı Ferid Paşa Dahiliye Nazırı olarak, Hüseyin Hilmi Paşa Adliye Nazırı olarak, Kamil Paşa ise Şûra-yı Devlet Reisi olarak yer almıştır. Kabine, Temmuz 1912 ile Ekim 1912 arasında görev yapmıştır.

C

Cenup: Güney.

CHF: Cumhuriyet Halk Fırkası. Daha sonra “Fırka” yerine “Parti” kelimesi gelmiştir.

Cidal-i Millî: Ulusal savaş, Millî Mücadele.

Cumhuriyet: Demokrasiyi düstur edinmiş olmasının yanı sıra tarihsel olarak “monarşinin tersi, monarşi olmayan” anlamına gelen bir yönetim biçimidir.

Ç

Çakmak Hattı: Üzerinde henüz akademik bir çalışma yapılmamış olan bu savunma hattı, II. Dünya Savaşı’nda Hitler Almanyası’nın sınırlarımızda tehlike oluşturacağının anlaşılmasıyla, Majino Hattı’nı örnek alarak Genelkurmay Başkanı Mareşal Fevzi Çakmak’ın isteğiyle Karadeniz’den Marmara Denizi’ne Çatalca-Büyükçekmece üzerinden geçirilmek üzere hazırlanmıştır. İlk olarak savaş öncesi Kırklareli’nin kuzeyinde yapılmıştır, ancak Almanya’nın Bulgaristan’ı da işgal etmesiyle hattın Çatalca’ya çekilmesine karar verilmiştir. Söz konusu güzergahta günümüzde de pek çok korugan görülebilir.

Çankaya Protokolü: 27 Mayıs sonrasında Çankaya Köşkü’nde Cemal Gürsel’in İsmet İnönü, Ragıp Gümüşpala, Ekrem Alican ve Osman Bölükbaşı’nı çağırıp imzalattığı protokol. Cumhurbaşkanı seçiminde Cemal Gürsel’e oy verilmesi, Yassıada’da alınan kararların sorgulanmaması ve 27 Mayıs’ın bayram olması gibi içeriği vardır.

D

Demir Perde: Yıllardır kullanılan anlamıyla bu terimi ilk kullanan isim Churchill olmuştur. Batı Bloğu’yla SSCB ve SSCB’nin “uydusu” nitelikte ülkelerin sınırsal ve ekonomik olarak keskin ayrımını karşılar nitelikte olan bu kavram, 1991’e dek kullanılmıştır. 

Demokrasi: Herhangi bir devlet faaliyetinin halk iradesiyle ne kadar ilintili olduğunu ve insan haklarına devletçe duyulan saygı düzeyini ortaya koyan bir parametredir (Kastedilen halk, bir çeşit “tebaa” değil; “yurttaş”tır. Halkın ne kadar yurttaş olduğu da parametreyi etkiler.).

Dokuz Umde (9 Umde): Dokuz ilke. Anadolu ve Rumeli Müdafaa-i Hukuk Cemiyeti Başkanı M. Kemal Paşa’nın 8 Nisan 1923’te yayımladığı seçim bildirgesinde yer alan dokuz ilke, sonraları Halk Fırkası’na dönüşecek olan Anadolu ve Rumeli Müdafaa-i Hukuk Cemiyeti’nin programını oluşturdu, CHP içinse bir “ön programdı”. Şerafettin Turan’a göre 9 Umde’de İzmir İktisat Kongresi’nin ve uzman görüşlerinin etkisini görmek mümkündür. İlk ilke, “Hakimiyet bilakaydüşart milletindir.” cümlesiyle başlamaktadır.

Düvel-i muazzama: Büyük devletler. “Great Powers” terimine karşılık gelen, Osmanlı İmparatorluğu’nun son dönemlerinde ekonomik, siyasî ve askeri bakımdan güçlü devletleri tanımlamak için kullanılan tabir.

Düyûn-u Umumiye: 1881’de kuruldu. Kelime anlamı “genel borçlar”dır. Merkezi İstanbul’daydı, 7 temsilcisi vardı. Hükûmet tarafından denetleniyordu. Osmanlı’nın dış borçlarını ödeme şeklini takip altına almıştır.

Dörtlü Takrir: İzmir vekili Mahmut Celâl Bayar, Kars vekili Fuat Köprülü, İçel vekili Refik Koraltan ve Aydın vekili Ali Adnan Menderes tarafından Haziran 1945’te CHP Grubu’na sundukları takrir. Celal Bayar dışındaki 3 isim, bu takrir sonrasında partiden ihraç edilmiştir. Bayar partiden istifa etmiştir.

E

Efkar-ı umumiye: Kamuoyu.

Elerkil: Demokratik.

EOKA: Rumların Kıbrıs’taki “ENOSIS” idealini gerçekleştirme amacıyla kurmuş oldukları silahlı örgüttür.

Encümen: Alt kurul, komisyon.

ENOSIS: Türklerin nüfus özelliklerini dikkate almadan Kıbrıs’ın tümüyle Yunanistan’a bağlanması fikrini temel alır. Rumlar, Kıbrıs Harekatı öncesinde bu düşünce için binlerce masumu öldürmüşlerdir.

F

Felâh-ı Vatan Grubu: Mebusan Meclisi’nde Kurtuluş Savaşı taraftarı ve M. Kemal Paşa’ya yakın isimlerce kurulan grup. Mîsâk-ı Millî’yi kabul ettirerek başarı göstermiş olsalar da, M. Kemal Paşa’nın Mebusan Meclisi Başkanı seçilme isteğini yerine getiremediler ve grubun adının Müdafaa-i Hukuk olması kararlaştırılmasına rağmen bu ismi kullanmadılar.

G

Generk: Devlet.

Gladyo: İkinci Dünya Savaşı’nın ardından girilen Soğuk Savaş döneminde, ABD’nin Batı Bloğu ülkelerinde olası komünizm tehlikelerine karşı oluşturmaya teşvik ettiği gayriresmi, silahlı mafyatik örgütlerdir. Türkiye’de “kontgerilla” olarak anılmaktadır. 

Glasnost: Açıklık. Gorbaçov tarafından SSCB’nin son yıllarında(1980’lerin ortası) uygulanmaya başlanan “şeffaflık” politikası.

H

Hakimiyet-i Milliye: Kurtuluş Savaşı’nın yazılı yayın kaynağı olan İrâde-i Milliye’nin devamı olarak kurulan, 10 Ocak 1920’de ilk sayısı yayımlanan, 1934’te ise Ulus adını alan gazete.

Haliç Konferansı: Musul Sorunu’nun barışçıl yollarla çözülmesi için İngiltere ile yapılan görüşmeler sonunda, 19 Mayıs 1924’te toplanan konferans. Türkiye adına dönemin TBMM Başkanı Fethi Okyar, İngiltere adına Irak Yüksek Komiseri Sir Percy Cox başkanlıklarındaki heyetlerle katıldı. Görüşmeler 5 Haziran’da kesildi.

Hilafet Ordusu: (Bkz. Kuva-yi İnzibatiye)

Halkçılık Beyannamesi: Mustafa Kemal Paşa’nın 1920’de TBMM’ye sunduğu beyanname. Emperyalist devletlere karşı oluşturulmuştur.

Halkçılık Programı: Mustafa Kemal Paşa, Vekiller Heyeti tarafından hazırlanan Teşkilat-ı Esasiye Kanunu Layihası’nı Meclis’e sunmuştu. “Hükûmet Beyannamesi” ya da “Halkçılık Programı” olarak da anılan bu layiha, Nutuk’ta da Halkçılık Programı olarak tanımlanmıştır.

Halkevleri: 19 Şubat 1932’de, kapatılan Türk Ocakları’nın yerine açılan, halkın genel kültür seviyesini yükseltme misyonu olan devlet kurumudur.  İlk olarak 14 şehir merkezinde açılmıştır, sayısı zamanla artış göstermiştir. Kemalist devrimlerin halka benimsetilmesi, sosyal ve kültürel dönüşümü sağlamak adına açılan Halkevleri, Demokrat Parti iktidarı döneminde, 8 Ağustos 1951’de kabul edilen 5830 sayılı Kanun ile kapatıldı, malları hazineye devredildi. “Ülkü” isimli dergiyle de bir yandan devrimler anlatılırken, bir yandan da köy sorunlarına değinilmişti. Bir yandan “Halkevleri Dergisi” de resmi yayın organı olarak aynı misyonu görmekteydi.

Halkodaları: İsmet İnönü’nün cumhurbaşkanlığı döneminde, 1940’ta, Halkevleri modelinden yola çıkılarak, daha küçük yerleşim birimlerinde faaliyet göstermek üzere kurulan dernek. Halkevleri gibi, 8 Ağustos 1951’de kabul edilen 5830 sayılı Kanun ile kapatıldı.

Hanedan: Bir devletin başındaki hükümdarın (monarkın) mensup olduğu ailedir.

Harîk-i kebir: Büyük yangın. 1865 İstanbul Yangını’nı ve Dünya Savaşları’nı tanımlamak için kullanılır.

Hars: Kültür.

Heyet-i Nasiha: Nasihat Heyeti. Heyet-i Nushiye olarak da anılır. 2 ayrı nasihat heyetinden söz edilmelidir. Birincisi, 1919’da İstanbul Hükumeti’nin halka “işgallere karşı koymama” yönünde öğüt vermeleri için oluşturduğu ve Anadolu’ya gönderdiği heyetlerdir. İkincisi; Ankara’ya karşı ayaklanan Çerkez Ethem’i vazgeçirmek maksadıyla, Aralık 1920’de mebuslardan oluşturulan kurulu ifade eder.

Hukuk Devleti: Faaliyetlerinde hukuk kurallarına bağlı olan, vatandaşlarına hukuki güvenlik sağlayan devlettir. Siyasal iktidarın (devletin) hukukla sınırlı ve hukuka bağlı olmasını ifade eder.

Hülasa: Öz, özet.

Hürriyet Misakı: Demokrat Parti’nin 1947’de topladığı Birinci Büyük Kongre’de Ana Davalar Komisyonu’nun oluşturduğu rapor. Raporda kanunlarda yer alan anayasaya aykırı ve antidemokratik hükümlerin tasfiye edilmesi, yeni ve demokratik bir seçim kanununun yapılması, parti başkanlığı ve devlet başkanlığının aynı kişide bulunmaması ve idarenin tarafsızlığının sağlanması isteniyordu. Öyle ki talepler kabul edilmediği takdirde DP, meclisten çekilip “milletin sinesine” döneceğini belirtiyordu. Sürecin sorunsuz çözümlenmesi, Cumhurbaşkanı İnönü’nün beyannamesiyle mümkün olacaktı (Bkz. On İki Temmuz Beyannamesi).

I

İ

İhata: Kavrayış, anlayış.

İkinci Grup: Büyük Millet Meclisi’nin ilk döneminde, Mustafa Kemal Paşa ve Paşa’ya yakın isimlerce oluşturulan Müdafaa-i Hukuk Grubu’na karşıt olarak oluşturulan, dönemin Erzurum mebusu Hüseyin Avni (Ulaş) Bey ve Mersin mebusu Hüseyin Salahattin Bey gibi isimlerin yer aldığı M. Kemal Paşa’ya muhalif grup.

İktibas: Alıntı. Hukuksal anlamı ise; yabancı bir kanunun ya da yabancı bir hukukun(İçeriğinde bazı değişiklikler yaparak ya da yapılmadan) kabul edilmesidir (Bkz. Borçlar Kanunu’nun iktibası).

İktisap: Kazanma, kazanım.

İnkılâp: Bkz. İnkılap Nedir? 

İnkılâp Kanunları: İlk olarak 1961 Anayasası ile (Bkz. m.153) koruma altına alınan, sonrasında 1982 Anayasası’nda aynı şekilde (Bkz. m. 174) koruma altına alınan 8 kanun: Tevhidi Tedrisat Kanunu, Şapka İktisâsı Hakkında Kanun, Tekke ve Zaviyelerle Türbelerin Seddine ve Türbedarlıklar ile Bir Takım Unvanların Men ve İlgasına Dair Kanun, 743 sayılı Türk Kanunu Medenisiyle kabul edilen, evlenme akdinin evlendirme memuru önünde yapılacağına dair medenî nikâh esası ile aynı kanunun 110. maddesi hükmü, Beynelmilel Erkamın Kabulü Hakkında Kanun, Türk Harflerinin Kabul ve Tatbiki Hakkında Kanun, Efendi, Bey, Paşa Gibi Lâkap ve Unvanların Kaldırıldığına Dair Kanun, Bazı Kisvelerin Giyilemeyeceğine Dair Kanun. Kanunların ortak noktası laikliktir, laik cumhuriyetin korunması adına bu kanunların anayasaya aykırı olduğu ileri sürülemez.

İntihap: Seçme, Seçim.

İrade-i Milliye: Çıkartılmasına Sivas Kongresi’nde karar verilen ve ilk sayısı 14 Eylül 1920’de çıkarılan Kurtuluş Savaşı yayın organı. Daha sonra Hakimiyet-i Milliye adıyla yayımlanmasına devam edilmiştir (Bkz. Hâkimiyet-i Milliye).

İrat: Gelir.

İrsal: Gönderme.

İstibdat: Baskıcı-despotik yönetim anlamına gelmekte olup, ekseriyetle İttihat ve Terakki mensuplarınca Osmanlı’nın II. Abdülhamid Dönemi’ni ifade etmek için kullanılmıştır.

İstikraz: Borçlanma.

J

K

Kanun-u Esasî Encümeni: 1924 Anayasa’nı hazırlayan kurul.

Kırk Birler (41’ler) Meselesi: Adalet Partisi’nde 41 vekilin kendi hükûmetinin hazırladığı bütçeye ret oyu vermesiyle başlayan süreç. Sonucunda bütçe kabul edilememiş oldu (Öncülü için bkz: 72’ler Olayı).

Komünizm: Bilimsel-tarihsel çıkarımlar ve analizler sonucu sınıfsal ilişkilerin güdümlediği olaylar neticesinde varılması öngörülen bir toplumsal-dünya düzeni anlamına gelmektedir. Aynı zamanda bu düşünce biçiminin adıdır.

Korporatizm: Toplumu yekpare bir yapı, bir organizma olarak algılayan; ortak değerler üzerinde birleşmek suretiyle dayanışma ve işbirliğini öngören bir yaklaşımdır. Faşist ve solidarist korporatizm olmak üzere iki alt türü vardır. Mussolini İtalya’sında faşist; Erken Türkiye Cumhuriyeti siyasasında ise solidarist korporatizm yaklaşımlarının hakim olduğu görülür.

Köy Enstitüleri: 17 Nisan 1940’ta kabul edilen 3803 sayılı Kanun’la kurulan okullardır. İlkokullara öğretmen yetiştirmek amacıyla kurulan bu okullar, tarıma elverişli bölgelerde açıldı. Enstitüden 1308 kadın, 15943 erkek olmak üzere toplam 17251 köy öğretmeni yetişti. Enstitülerin de etkisiyle okul ve öğrenci sayılarında büyük artışlar meydana gelmiştir. Binaları öğretmen, öğrenci ve köylülerin ortaklaşa çalışmalarıyla inşa edilmiştir. Hasan Ali Yücel ve İsmail Hakkı Tonguç’un üstün çabalarıyla kurulan ve varlığını sürdüren enstitüler, Demokrat Parti iktidarınca 1954 yılında kapatıldı.

Kuvâ-yi İnzibatiye: 18 Nisan 1920’de Damat Ferid Paşa Hükûmeti’nce kurulan, Kurtuluş Savaşı karşıtı ordu. “Hilafet Ordusu”, “Halife’nin Ordusu” ve “Halifelik Ordusu” olarak da anılır. Ordunun komutanlığına ilk olarak Süleyman Şefik Paşa atandı.

Kuvâ-yi Milliye: I. Dünya Savaşı’ndaki mağlubiyetin ardından, İtilaf Devletleri’nin Mondros Mütarekesi’nin ilgili maddelerine dayanarak Anadolu’yu işgale teşebbüs etmesi üzerine; halkın bağrından doğan gayriresmi-düzensiz ordudur. Tek merkezden yönetilmeyen, bölgesel savunma yürüten ve bölgeden bölgeye farklar barındıran Kuvâ-yi Milliye birlikleri, Kurtuluş Savaşı sürecine uzanan dönemde, gayrinizami harp metoduyla işgalleri önemli ölçüde azaltmış; hatta kimi mahallerde geri püskürtmeyi başarmışlardır. Sonrasında milli mücadeleyi daha etkin yürütme amacıyla düzenli ordu kuruldu ve Kuvayi Milliye birliklerinin düzenli orduya intikali öngörüldü.

Küçük Asya Felaketi: Yunanlıların, Kurtuluş Savaşı’nı müteakip Anadolu’dan çekilmek zorunda kaldıkları Eylül 1922’deki bozgunları için verdikleri isim.

L

Lâisizm: Laiklik doktrini.

Layiha: Tasarı.

M

Merbut: Bağlı, ilişkin.

Meşrutiyet: Monarşi yönetim biçimindeki hükümdarın sınırsız hakimiyetinin anayasa ile sınırlandırılması, siyasal iktidarın sadece monarkı kapsamaktan uzaklaşıp “parlamento” veya daha fazla organla paylaştığı bir yönetim biçimidir.  Parlamenter monarşi veya anayasal monarşi olarak da adlandırılır.

Minber: Ali Fethi(Okyar) Bey’in sahibi olduğu, Rasim Ferit(Talay) Bey’in sorumlu müdürlüğünü yaptığı ve Mustafa Kemal Paşa’nın kuruluş sermayesi ve yayımına katkıda bulunduğu, 1918’in son 2 ayında yayımlanan günlük siyasî gazete.

Militan demokrasi: Militan demokrasi anlayışı, özgürlükçü demokratik düzeni korumak amacıyla demokrasi karşıtlarının bazı özgürlüklerine sınır koymayı amaçlar. Demokratik düzenin kendini koruma enstrümanı olarak kabul edilir.

Millet Mektepleri: Harf İnkılabı’nı takiben, topluma yeni harfleri öğretme amacıyla 1 Ocak 1929’da resmen kurulan okullardır. Harf İnkılabı’nın ardından bu okulları müjdeleyen “Millet Mektepleri Talimatnamesi” de yayınlanmıştı, buna göre; 16-45 yaş aralığındaki her Türk vatandaşı, evinin bulunduğu bölgede açılacak olan mektebe gitmek, okuma-yazma öğrenmek zorunda idi; bu zorunluluk, oldukça kısa süre içinde, okuryazar oranını Osmanlı dönemine izafeten büyük ölçüde arttırmıştır.

Mîsâk-ı Millî: “Millî Yemin” anlamına gelir. Erzurum Kongresi ve Sivas Kongresi’nde kapsamı belirlendi. Mebusan Meclisi’nde 28 Ocak 1920’de “Ahd-ı Milli Beyannamesi” adıyla kabul edilmiştir. 6 maddeden oluşan bu bildiride, İstanbul, Batı Trakya, Batum çevresi gibi bölgeler için de, tam bağımsızlık için de hükümler yer almaktadır.

Monarşi: Siyasal iktidarın tek bir kişinin şahsına denk düştüğü, sınırsız hakimiyetinin söz konusu olduğu yönetim biçimidir. Devlet başkanı (monark),  makamı ömrü boyunca elinde bulundurur.

Muayyen: Belirli, bilinen.

Muharrem Kararnamesi: 1881 tarihinde açıklanan mali kararlardır. Kararnameyle borçların ödenmesi ve devletin tüm iktisadi faaliyetlerini yabancılar adına kontrol etmek için Duyun-u Umumiye kurulmuştur.

Muhasala: Elde edilen şey, sonuç.

Muhteşem Otuzlar: Ekonomi literatüründe ağırlıkla kullanılan tabir. II.Dünya Savaşı sonrası 1945-1975 arasında ekonomik kalkınmada yakalanan ivme dolayısıyla bu yıllara verilen isimdir.

Mukavemet: Direnç, karşı koyma, dayanıklık.

Muvacehe: Yüzleşme.

Müntehib-i evvel: Birinci seçmen. Vekilleri seçecek olan ikinci seçmenleri belirleyen seçmenler. (Bkz. Müntehib-i sani) 

Müntehib-i sani: İkinci seçmen. Seçmenler 2 dereceli seçimlerde müntehib-i sanilerini seçer, onlar da milletvekillerini seçer. Türkiye’de ilk kez 1946 Erken Genel Seçimleri ile tek dereceli sistem uygulandı, bu tarihten önce 2 dereceli sistem vardı. (Bkz. Müntehib-i evvel) 

Mürteci: Gerici.

Müstakil Grup: Cumhuriyet Halk Partisi’nin V. Kurultay’da (1939) benimsediği tüzük dolayısıyla, hükûmet ve parti çalışmalarını denetlemek amacıyla CHP içinde oluşturulan topluluktur. Grubun ilk olarak kurultay tarafından seçilen 21 milletvekili olacağı belirlenmiştir, 1943’te yapılan VI. Kurultay’da ise gruptaki milletvekili sayısı 35’e çıkarılmıştır. 1939-1946 arasında faaliyette bulunmuştur.

N

Nahiye: Bucak, bölge.

Neşir: Yayım.

Nezaret: Nazırlık, bakanlık. 

Nısıf: Yarı.

Nümayiş: Gösteri, miting.

O

On Dörtler Olayı (14’ler Olayı): 14’ler Tasfiyesi olarak da anılan bu olayda, 27 Mayıs Darbesi sonrasında ülkeyi yöneten Milli Birlik Komitesi üyelerinden 14’ü ihraç edilmiştir. Devlet Başkanı ve MBK Başkanı Orgeneral Cemal Gürsel, 13 Kasım 1960’ta yayımladığı bildiriyle MBK’yi feshettiğini açıkladı. Yeni oluşturulan Millî Birlik Komitesi’nde Alparslan Türkeş, Muzaffer Özdağ, Dündar Taşer, Rıfat Baykal, Numan Esin ve Orhan Kabibay gibi isimler yer almadılar, emekli edilerek yurt dışında farklı görevlere gönderildiler. 

On İki Temmuz Beyannamesi (12 Temmuz Beyannamesi): CHP ve DP arasında artan gerilimi ortadan kaldırmak amacıyla dönemin cumhurbaşkanı İsmet İnönü tarafından 1947’de yayımlanan beyanname. İnönü, burada tarafsız bir cumhurbaşkanlığı yapacağını ifade etmiştir. Beyanname esasında 11 Temmuz’da ilan edilmiştir ancak gazeteler 12 Temmuz’da yayımladığından literatürde böyle anılmıştır.

Ö

P

Parlamento: Siyasal iktidarın sınırlandırılması/bölünmesi sonucu oluşmuş, başlıca görevi yasa çıkarmak olan bir devlet organıdır.

Perestroika: SSCB’nin dağılmak üzere olduğu 1980’lerin ortalarında Gorbaçov tarafından devlet mekanizmasının hantallığını bitirmek, ekonomik ve siyasî merkeziyetçiliği önlemek amacıyla girişilen “yeniden yapılandırma” politikası.

Plebisit: Teorik olarak bir halk oylamasıdır, yani “her plebisit bir halk oylamasıdır, her halk oylaması bir plebisit değildir”. Halk referandumdan farklı olarak karar alma sürecinin yalnızca son aşamasına, kararına dahil olmaktadır.(Bkz. Referandum

R

Referandum: Dilimize “halk oylaması” olarak çevrilebilir. Bir ülkenin anayasasında meclis tarafından uzlaşılmış kanunların yahut yeni bir anayasanın halk oyuna sunulmasıdır. Halk, karar alma sürecinin tümünde etkendir, (Bkz. Plebisit) 

Rum Sındığı Savaşı:  Mustafa Kemal Paşa’nın Büyük Taarruz’a 1922’de TBMM’de yaptığı bir konuşmada önerdiği isim. 1363’teki Sırpsındığı Savaşı’na hatırlatma amacıyla söylemiştir.

Rüsum-u Sitte: 1879’da kuruldu, 1880’de faaliyete geçti. Kelime anlamı “altı vergi”dir. Osmanlı, 6 vergi kalemini Osmanlı Bankası ve Galata bankerlerine devretmiştir.

S

Sadaret: Sadrazamlık.

Solidarizm: Korporatizmin iki boyutundan biri olmakla beraber, toplumsal dayanışmayı ve işbirliğini sağlama adına “sınıf farklılıkları” yerine “mesleki grupları” ikame etmeyi amaçlayan bir yaklaşımdır. Topluma fonksiyonel olarak yaklaşır; tesanüt içinde yekpare bir gelişim seyri amaçlar ve toplum çıkarını üstün tutar. Bunun yanı sıra, faşist korporatizme nazaran ılımlı ve çoğulcu bir yaklaşımdır. Ziya Gökalp, solidarizm yaklaşımını Türkiye’ye uyarlamıştır.

Ş

Şer’iyye ve Evkaf Vekaleti: Osmanlı dönemindeki adıyla Evkāf-ı Hümâyun Nezâreti, fetva faaliyetleri gibi dini işlerle birlikte, vakıfların dini usullerce yönetimini üstlenmekte olan bir kurumdur. 3 Mart 1924’te vakıfların yönetimi Vakıflar Genel Müdürlüğü’ne bırakılmış ve bu kurum hilafet ile aynı gün kaldırılmıştır.

Şimal: Kuzey.

Şümul: Kapsam, kapsama.

T

Tahattur: Hatırlama, anma.

Tahnit: Ölmüş kimsenin bedeninin bozulmaması için bedene, çeşitli sebeplerle, yapılan ilaçlama. Mustafa Kemal Atatürk vefat ettiğinde defin yeri belli olmadığından Prof.Lütfi Aksu tarafından 15 yıl sonra Prof.Kamile Şevki Mutlu tarafından bozulacak olan tahnit işlemi gerçekleştirilmiştir.

Takrir-i Sükûn Kanunu:  Huzurun Sağlanması Yasası” şeklinde çevrilebilen bu kanun, 4 Mart 1925’te kabul edilmiştir. 4 Mart 1929’da da yürürlükten kalkmıştır. Bu yasa kapsamında gerçekleştirilen askerî harekatkarla  Şeyh Said İsyanı bastırılmıştır. Ayrıca 2 ayrı İstiklâl Mahkemesi kurulmuştur.

Tebaa: Tâbi olan, anlamına gelmektedir. “Uyruk” ile eş anlamlıdır. Siyasal iktidarın egemenliği altında bulunan ve devlet yönetimi ile ilgili iradesi esas alınmayan insan topluluğudur.

Teceddüt: Yenilik.

Tefrika: Gazete veya dergilerde çıkan, sırayla yayımlanıp tamamlanan yazıların oluşturduğu dizi.

Tekâlif-i Milliye: Kelime grubu anlamı olarak “ulusal yükümlülük”e karşılık gelmekte olup; Kurtuluş Savaşı’nda geçici olarak başkomutanlık yetkileriyle donatılmış olan Mustafa Kemal Paşa’nın, orduyu Sakarya Muharebesi’ne hazırlamak adına halktan beklediği ağır ve olağanüstü şartlara tabi edimlerdir. (Örnek: Mevcut gıda stoklarının %40’ının, daha sonra bedelleri ödenmek kaydıyla, orduya gönderilmek üzere Tekalif-i Milliye komisyonuna teslim edilmesi.)

Tekevvün: Oluşma, doğuş.

Temayül: Eğilim.

Tenevvür: Aydınlanma.

Terettüp: Gerekme, icap etme.

Teşri: Yasama

Tevhîd-i Tedrîsât Kanunu: Öğretim Birliği Yasası. 3 Mart 1924’te kabul edilmiştir, inkılâp kanunlarındandır. Türkiye’deki bütün okulların ve medreselerin programlarının ve eğitim sisteminin düzenlemesi Maarif Vekaleti’ne bırakıldı. 

Tüze: Hukuk.

U

Umde: İlke.

Ü

Ülkü: Amaç edinilen, ulaşılmak istenen şey, ideal.

Ültimatom: Bir devletin başka bir devlete verdiği ve hiçbir tartışma veya karşı koymaya yer bırakmaksızın, belirlediği sürede isteklerinin yerine getirilmesini istediği nota.

V

Vrangel Ordusu: Bolşeviklere karşı koymak ve Çarlık Rus rejimini korumak maksadıyla kurulan, General Pyotr Nikolayeviç Wrangel’in komuta ettiği ordu. 

Y

Yedi Eylül Kararları (7 Eylül Kararları): Türkiye Cumhuriyeti’nde gerçekleşen ilk devalüasyon (“İlk” nitelemesi öğretide tartışmalıdır.). 7 Eylül 1946’da CHP iktidarınca devalüasyon kararı alınmıştır.

Yeis: Ümitsizlik.

Yekûn: Toplam.

Yetmiş İkiler (72’ler) Hareketi: Adalet Partisi bünyesindeki 72 vekil ve senatörün mevcut parti yönetimine tepki göstererek Demokratik Parti’yi kurma sürecini kapsayan hareket. Parti içindeki rahatsızlıkşarını dile getirmek için muhtıra da vermişlerdi. (Bu sürecin içinde yer alan olay için bkz: 41’ler Meselesi) 

Yurttaş: Aynı toprak parçası içerisinde yaşayan ve siyasal yaşama doğrudan katılan halktır. Devlete karşı sorumlulukları olduğu gibi devletin de yurttaşlara karşı birtakım sorumlulukları vardır.

Yüzellilikler (150’likler): Lozan Barış Antlaşması uyarınca Büyük Millet Meclisi tarafından genel af çıkarılmıştır; ancak bu affın istisnasını Millî Mücadele’ye başından sonuna dek muhalefet eden ve meclis kararıyla hain ilan edilmiş 149 kişi oluşturmaktadır (150 kişi olarak açıklandıysa da sonradan 149’a düşürülmüştür.). 1924’te 149 kişi Türk vatandaşlığından çıkartıldı. Rıza Tevfik Bölükbaşı, Ali Galip, Mustafa Sabri gibi isimleri içeren bir gruptur. 1938’de af çıkarılmıştır.

Yüz Kırk Yediler (147’ler): 27 Mayıs sonrası Millî Birlik Komitesi tarafından üniversitelerden 147 öğretim üyelerinin uzaklaştırılması olayı için kullanılan isim. Bu listede Tarık Zafer Tunaya, Mina Urgan, Ali Fuat Başgil, Haldun Dormen gibi isimler vardı.

Z

Zecren: Zorla.